
Sevgili Erkan Ağabey..
Bana yardımcı olursunuz diye size yazıyorum..
Geçen gün ise giderken kocamı her zamanki gibi evde TV seyrederken bıraktım.
Arabamla
daha 500 metre gitmedim ki motoru stop etti. Hayli ugrasıp
çalıştıramayınca kocamdan yardım almak icin eve geri döndüm.
Eve girince gözlerime inanamadım.. Kocam komsunun kızı ile yatağımızda. .
Ben 32, kocam 34 yasında komsunun kızı ise 22.. Biz 10 yıldır evliyiz..
Yakalanınca resmen çöktü ve itiraf etmek zorunda kaldı..
6 aydır birliktelermiş… Ne yapmalıyım lütfen bana yardım eder misiniz?..
Sevgilerimle
Ayşe..
Sevgili Ayşe;
Hava soğuksa, hele bu tip kısa mesafelerde motor ısınmadan bastıysan arabalar genelde bunu yapar..
Kaputu
aç yakıt borularına şöyle bir bak, ezilme, çöküntü gibi bir şey
var mı?.. Manifolt bağlantılarını ve karbüratörü gözden geçir.
Eğer bunlar sorunu çözemezler ise sorun yakıt pompasında olabilir..
Bujilere yeterli benzin gelmiyordur. (Araban tüplü mü benzinli mi dizel mi yazmamışsın) Yoksa daha da yardımcı olabilirdim..
Erkan agabey’in..

Adamın biri eczaneye girer ve Viagra almak istediğini söyler. Eczacı raftan bir kutu Viagra alır ve adama uzatır. Adam fiyatını sorunca eczacı 10 lira olduğunu söyler. Adam cebinden 50 lira çıkarır ve eczacıya uzatır. Eczacı adama kasasında bozuk olmadığını, karşıdaki markete selamını söyleyerek parayı bozdurup gelmesini söyler. Adam eczaneden çıkar, karşıdaki markete girer. Marketçiye eczacının selamını söyleyerek; “Şu 50 lirayı 5 tane onluk yapacakmışsın. Bana da 500 lira para verecekmişsin” der. Marketçi eczacıya bakar ve eczacı kafasıyla adamın dediklerini onaylar. Adam parayı alır ve tekrar eczaneye gelir. 10 lirayı uzatır, Viagra’yı alıp çıkar. Marketçi dükkanını kapatmadan önce eczacının yanına gelir ve 500 lirayı ister. Eczacı şaşırır; “Ne 500 lirası?” diye sorar. Marketçi de; “Bugün bir adam gönderdin. 50 lirayı 5 tane onluk yapacakmışsın. Bana da 500 lira verecekmişsin dedi. Ben de sana baktım, onay verdin” der. Eczacı başına gelenleri anlar ama iş işten geçmiştir. Mecburen 500 lirayı verir. Ertesi gün başka bir müşteri eczaneye gelir. O da dünkü adam gibi Viagra almak istediğini söyler. Ancak almadan önce etkili olup olmadığını sorar. Eczacı ise Viagra’nın etkisini şöyle açıklar; “Kardeşim şu kadar söyleyeyim, dün Viagra sattığımız bir adam daha kullanmadan hem marketçiyi, hem de beni sikti : )

Son Durak 5
Ablam ben ve yeğenim güzel bir kahvaltıdan sonra ne yapsak ne yapsak diye düşünürken en sonunda Son Durak 5‘te karar kıldık;3 boyutun hakkını sonuna kadar verdi film baştan aşağı aksiyon&korku sahneleriyle dolu yerinizden hop oturup hop kalkabilirsiniz, dikkat edin çiviler,inşaat çubukları ve bıcaklar sablanabilir : ) gerçekten doğru tercih, keyifle ve heyecanla izledik,gitmeyi düşünen herkese şiddetle tavsiye ederim
Son Durak 5 Fragman:
Filmin en can alıcısı sahnesini siz Tumblr yazarları için kaydettim,yanlız bu seride hayatta kalan kimse yok : ( İşte Kendi Çekimim;
Evet filmin sonunda projeksiyon ekibini ziyaret ettik,Sinan Görmez abimiz Son Durak 5 afişi hediye etti,kendisine tekrardan teşekkür eder,başarılı işlerinin devamını temenni ederim : )



citylifecinema, citylifesinema, Son Durak 5, Son Durak Fragman, Son Durak 5 izle, Son Durak 5 Resim, Son Durak 5 video, Final Destination 5, Final Destination 5 fragman, Final Destination 5 izle, Final Destination 5 indir, burakca tumblr, burakca blog, sinan görmez, Final Destination 5 orjinal video indir

Keyif alarak izlediğim güzel bir dizi…
Bizim Yenge”; ilk görüşte aşık olduğu Bahri (İlker Aksum) için, babasına karşı koyma pahasına, evinin kadını olmak isteğiyle dolup taşarak İstanbul’a gelen Filiz’in (Şebnem Bozoklu) hikayesini konu alıyor.
Filiz’i kocasının evinde bekleyen büyük sürpriz ne? Filiz’in aşkı, her şeyin üstesinden gelmeye yetecek mi? “Bizim Yenge”de, sürprizlere ve doyasıya kahkahaya hazır olun!Yapımını TMC’nin, yapımcılığını Erol Avcı’nın üstlendiği, yönetmenliğini Aydın Bulut’un yaptığı, senaryosunu da Kuledibi Senaryo Grubu’nun kaleme aldığı “Bizim Yenge”, eğlenceli hikayesi ve güçlü oyuncu kadrosuyla dikkatleri çekiyor. Ayşenil Şamlıoğlu (Mehpare), Şebnem Bozoklu (Filiz), İlker Aksum (Bahri), Yetkin Dikinciler (Adem) ve Güneş Sayın’ın (Zeyno) başrollerini paylaştıkları, samimi, sıcak ve naif hikayesiyle, izleyicilerin yeni ekran gözdesi olmaya aday “Bizim Yenge”nin konusu şöyle;Filiz, evlenme yaşının geldiğinin -hatta geçtiğinin - farkında, artık kendine ait bir evi olsun ve evinin hanımı olsun diye düşünen, bir “iyi aile kızı”dır. Tutucu bir baba gözetiminde ve kapalı bir muhitte yetişmiş olması nedeniyle gönül ilişkilerine fırsatı olmamıştır. Aşk onu, yerinden yurdundan epey uzakta, dizilerden seyredip düşler kurduğu İstanbul’da yakalar. Kalbini kaptırdığı taksi şoförü Bahri, İstanbul’da doğup büyümüş bir mahalle delikanlısıdır ve Filiz’e tutkuyla bağlanmıştır. Filiz de bu ilk aşka ve delikanlının saf yüreğine sonuna kadar inanmıştır. Kendini öyle bir aşkın içinde bulmuştur ki, babasına karşı koyma pahasına, büyüdüğü şehirden ayrılmayı göze almış ve İstanbul’a gelmiştir. Gelin olacak her kız heyecanlıdır ama Filiz’in heyecanı bambaşkadır. Şimdiye kadar ancak dizilerden seyredebildiği bu rüya şehirde evinin kadını olacaktır. Sevdiği adamın onu kapısına getirdiği ev eski bir mahallededir. Yol boyunca kafasının içinde çoktan evini düzenlemiş, çeyiz sandığındaki dantelli üçgen örtülerini bile yerine yerleştirmiştir. Elbette kendini çıkabilecek küçük aksiliklere de hazırlamıştır. İyi yetişmiş müstesna bir aile kızı olarak, kayınvalidesinin müstehzi gülümsemeleri, kayınbiraderinin sinirini tutmaya çalışan halleriyle başa çıkmayı bilecektir.Ama evin kapısından içeri adım attığı an durum değişir. Zira Filiz’i büyük bir sürpriz beklemektedir. Acaba Filiz, karşılaştığı bu durum ile baş edebilecek mi?

Yayın Günü: Çarşamba
Yayın Saati: 20:00

Ramiz Dayının Gençliği Ufuk Bayraktar Kimdir ?
‘Ben bir hıyardım Zeki Ağabey cacık yaptı’
Zeki Demirkubuz onu kahvede keşfetti, ardından o “Bekleme Odası”, “Kader”, “İklimler” ve “Yumurta” gibi filmlerle ödüllü bir oyuncuya dönüşüverdi. İçinde hâlâ haylaz bir çocuk barındıran Ufuk Bayraktar’ın hayatında fazla bir şey de değişmedi. Yalnız artık “Ufuk nerelerdeydin?” diye soranlara “Cannes’daydım ağabey” diyebiliyor!
İşte Maceranın Başlangıcı:
2002’nin son günlerinde bir akşam. İstanbul Cihangir’deki meşhur Firuzağa Kahvesi’nde biri var, tek başına oturan sakallı bir adam. Kahvenin sahibinin oğlu Ufuk’un gözü adamda. Aklı ise “Bak ben seni nasıl getirtiyorum buraya” diyen başçavuşunda. Sakallı adam “Bakar mısın, seninle bir şey konuşmak istiyorum” deyince irkiliyor: “Birkaç gündür seni izliyorum.” “Hava değişimi”nin ardından askerliğin son kalan bir hafta on gününü birliğe dönmeden geçirmeye çalışan Ufuk, “Hah, beni almaya geldiler” diyor içinden. “Pardon abi, hemen geliyorum” deyip içeri gidiyor. Tam montunu alıp usulca sıvışacakken ocakçı İzzet soruyor: “Sen nereden tanıyorsun Zeki Demirkubuz’u Ufuk?” Tanımıyor tabii ki… “Ünlü bir yönetmen o” deyince rahatlayıp masaya dönüyor: “Buyur abi, seni dinliyorum…”
‘Bana hayatı anlat’
Ufuk Bayraktar’ın 2002 kışında bu konuşmayla değişecek hayatı 12 Eylül 1981’de Beyoğlu’nda bir hastanede başlar. Trabzonlu Cevahir Bayraktar ile Kilisli Şenel Hanım’ın ikinci oğludur. Babasının Cihangir’deki kahvenin yanı sıra ganyan bayii, lokantası, Sheraton kumarhanelerinde hissesi vardır. Evleri, bıçkın delikanlılarıyla ünlü, “vukuat”tan yana zengin Küçükçekmece Cennet Mahallesi’ndedir. Nitekim ağabeyi Uğur’la ikisinin de ilk gençlikleri kendi tabiriyle “haylazlıklarla” geçer. Bir arkadaşlarının gözünü mor mu gördüler, kim haklı kim haksız demeden hop, hemen “dalarlar”. Her kafasını gözünü yarışında iki gün kadar uslanır, sonra gene sil baştan… Gürsoy Koleji’nin ana sınıfında başlayan öğrenim hayatı, aynı okulda lise sona kadar sürer. Orta ikide “haylazlıktan” bir süre okuldan uzaklaştırılır, lise sonu da “çift dikiş” okur. Okulu sevmez. Öğretmeni “Zeki çocuk da” der, “Ben ders anlatırken camdaki kumruları izliyor…” Hâlâ “Tamam dört artı dört sekiz de, benim ne işime yarayacak bu hoca? Bana hayatı anlat sen” diye özetler durumunu…
‘Türk filmleri sıkıcıdır’ önyargısı
Üniversite okumamaya baştan kararlıdır. Anne babasının “Bir diploman olsun da simit sat gene” ısrarları da işe yaramaz, ağabeyinin, kız kardeşinin dersleri iyidir, e birinin de babasının dükkânlarına bakması gerekiyordur, öyle ya… Bu rahatlıkla sınava girmez bile. Askerde, çocukluğundan beri ilgisini çeken sinema bir tutkuya dönüşür Ufuk Bayraktar için. 3 bin kişilik tugayın film sorumlusudur ve her hafta sonu çıktığında eli kolu VCD’lerle dolu döner. Hollywood filmleri, özellikle Al Pacino, Mel Gibson ve Bruce Willis’inkiler… Türk filmlerinin önünden bile geçmez, sıkıcı olduklarına dair bir önyargısı vardır. Zeki Demirkubuz’la tanıştığı o akşama kadar… Askerliğini yeni bitirmiş, geleceğini o kahvede gören 22 yaşında bir genç için hayal bile edilemeyecek bir tekliftir Demirkubuz’un sunduğu: “Bekleme Odası” diye bir film çekecektir, orada bir rol vardır, acaba Ufuk oynar mı? Şaşırır çok, “Neden ben?” diye sorar, kamera bile görmemiştir hayatında… “Her şeyin bir nedeni yoktur” olur aldığı cevap, “Sen git iyice düşün bu gece…” Düşünür… “Becerebilir miyim? Mahcup etmeyeyim yönetmeni…” endişesiyle “Yapan nasıl yapıyor?” düşüncesi çarpışır içinde. Yıllarca kumarhanede Yeşilçam’dan pek çok isimle tanışan babası ise şiddetle karşı çıkar oğlunun oyuncu olmasına. Seçeceği yaşam biçimi korkutur onu. Ufuk’un kaygılarını da, babasının korkularını da Zeki Demirkubuz giderir. “Eti senin kemiği benim” der, teslim eder oğlunu Cevahir Bey, yönetmenin ellerine. Sonrası, ilk filminin basın toplantısında Ufuk Bayraktar’ın “Ben bir hıyardım, Zeki abi beni aldı soydu ve cacık yaptı” diye özetleyeceği süreç. O gün bugündür de önce “Zeki ağabeyine” teslim yaşar.
Hayatının üç yönetmeni
“Bekleme Odası”nı, başrol oynayarak kendisine güvenenleri değil güvenmeyenleri mahcup edeceği “Kader” izler. Defalarca izlediği “Masumiyet”te Haluk Bilginer’in oynadığı Bekir karakterinin gençliğidir rolü. Bilginer’in oyununu “olayın son noktası” diye tanımlasa da onu taklit etmekten kaçınır, kaşık tutuşu, sinirlenince elini kolunu sallayışı gibi birkaç hareketini benimser sadece ve çok başarılı bir Bekir çıkarır ortaya. Antalya’da “Genç Yetenek”, İstanbul Film Festivali’nde ise “En İyi Erkek Oyuncu” ödüllerinin sahibi olur. Üstelik ikincisini “idolüm” dediği Erkan Can’la paylaşır. “Zeki ağabey”inin yakınından ayrılmamaya kararlıdır ya, bu arada gene onun sayesinde tanıştığı iki yönetmenin filmlerinde de oynar: Nuri Bilge Ceylan’ın “İklimler”i ve Semih Kaplanoğlu’nun yeni gösterime giren Altın Portakallı “Yumurta”sı. Hayatının üç yönetmenini “Hem işlerinin ustası, hem de karakter olarak dört dörtlük insanlar” diye tanımlar. Sinemaya onlarla adım attığı için ne kadar şanslı olduğunu da hiç unutmaz.

Haylazlık başa bela!
“Yumurta”da bir kasaba delikanlısını oynayan Ufuk Bayraktar, 4 yıl önceki hayatını pek az değişiklikle sürdürüyor. Babasını kaybettiği için annesinin ve kız kardeşinin sorumluluğunu üzerinde hissediyor, zaman zaman gene kahveye uğrayıp dayısına yardım ediyor. “Vay Ufuk yoksun ne zamandır!” diyenlere, “Cannes’daydım da ağabey” demesi dışında her şey aynı. Ona karşı tavrı değişen arkadaşlarını ayıklamış hayatından, kalanlarla ve yeni eklenenlerle devam ediyor yoluna. Kitap okumayı sevmeye çalışıyor. “Sıkmadan, ne zaman gönlü çekerse”… “Suç ve Ceza”yı sekiz dokuz ayda bitirmiş, darısı Dostoyevski’nin biyografisinin başına… Bir de mayasındaki ‘haylazlık’la baş etmeye çalışıyor tabii. Son dönemde gene birkaç kez başını belaya soktu, hatta mayıs ayında eski mahallesinde girdiği kavgada bıçak çekip tutuklandı da… Ama artık beyaz bir sayfa açmış dediğine göre… Bu işin gereği bu, biliyor. Artık büyümesi gerektiğini de… “Belki ben hâlâ 16 yaşındaki haylaz çocuğum ama artık onu içimde taşımak gerekiyor” diyor… Ve buluşmamıza beraber geldiği 20 yıllık arkadaşıyla uzaklaşıyor. Ellerinde çekirdek, gözlerinde gelecek hayalleri…
_______________________________________________________________

________________________________________________________________

________________________________________________________________


________________________________________________________________

________________________________________________________________
________________________________________________________________

_______________________________________________________________

________________________________________________________________

________________________________________________________________


BABASININ EVİNE GİDEN KADINI GERİ GETİRMENİN YOLU!
Osman amcanın hanımı, memleketteki anasının yanına gitmiş ve epey zamandır
gelmemiştir. Cep telefonuyla yaptığı çağırma istemlerine cevap alamayan
Osman amcanın; çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik ve çocuklarla uğraşmaktan
takatı tükenmiştir. Kadınını son kez çağırmak için telefona sarılmış, ancak
anasının yanından gelmek istemeyen kadın, telefona cevap bile vermemiştir.
Bunun üzerine Osman amca mesaj atmaya karar vermiştir. İşte o mesaj:
Kadınım bu sağa son mesajım.
Bebelerinen evde oturup ağlarım.
Çamaşır, bulaşık tarih yaptı.
Kadınım ben bu işlerden ne ağnarım.
Bi tokat salladım değmedi bile,
La bok mu var babağın evinde.
Ula ne bilinmez bir avradımışşın,
Bebelerinen beni mevlam gayırsın.
Arkadaşın Hatçe yan yan bakıyo.
Üzülme Osman abi deyiveriyo,
Bebelerin başını okşayaraktan,
Gendi düşen ağlamaz deyip gülüveriyo.
Bugün geliverdi zabahın köründe,
Vallahi gecelik vardı zillinin üzerinde.
Bulaşığa daldı, çamaşırı yıkadı,
La kadınım bak göğnüm çok daraldı.
Bebeleri banyoya sokup yıkayıvirdi.
Osman abi sen de gir, keseleyim diyivirdi.
Ben de büğün olmaz yarın diyivirdim,
La kadınım sağa bir şans daha virdim.
Zabaha kadar geliyosan gel eve,
Vallah gelmezsen böyyük tehlike.
Hatçe bekliyor elinde kese,
Vallah keseynen kalsa keşke : ))
- Toplist
mantı keyfi,mantı çorbası,mantı çorbası,mantı sosumantı sosu,yalancı mantı,mantı hamuru,mantı nasıl pişirilir,mantı nasıl pişirilir,mantı evi,mantı nasıl yapılır,mantı tarifi resimli,mantı tarifi resimli,kolay mantı tarifi,kolay mantı tarifi,kıymalı mantı,hazır mantı tarifi,emek mantı,emek mantı,mantı çeşitleri tarifleri,mantı yapımı,gerçek mantı,eren mantı,mantı çeşitleri,mantı çorbası tarifi,hazır mantı,mantı malzemeleri,mantı resimleri,etli mantı,şefo mantı,kolay mantı,mantı sosları,patatesli mantı tarifi,mantı tarıfı,mantı içi,ev yapımı mantı,ev yapımı mantı,tokana mantı,tavuklu mantı,toptan mantı,mantı matik,kolay mantı tarifleri,etli mantı tarifi,fırında mantı,mantı sipariş,nohutlu mantı çorbası,çesta mantı,hinkal mantı,mantı tarif,mantı firmaları,kaşıkla mantı,mantı makarna,güven mantı,yufkadan mantı,hazır yufkadan mantı,patatesli mantı,mantı imalatçıları,mantı kesme makinası,mantı üretimi,kızarmış mantı,kayseri mantı,nohutlu mantı,mantı yemeği,mantı yemeği,salata tarifleri,salata tarifleri,resimli mantı tarifleri,kayseri mantı tarifi,mantı tarifleri resimli,mantı makinesi,mantı makinaları,yemek tarıflerı,yemek tarifleri resimli,yalancı mantı tarifi,mantı yapımı tarifi,mantı fiyatları,hala mantı,börek tarifleri,hamur işleri tarifleri,hamur işi tarifleri,hamur işi tarifleri,mantı siparişi,değişik mantı tarifleri,sinop mantı,cevizli mantı,cevizli yoğurtlu mantı,sinop mantısı nedir,sinop kulak hamuru,kulak hamuru,sinop mantı tarifi,sinop cevizli mantı tarifi,sinop mantısı nasıl yapılır,cevizli mantı nasıl yapılır,kayseri mantisi tarifi,kayseri mantı evi,kayseri mantı çeşitleri,mantı,kayseri pastırması,kayseri mantısı yapımı,etli yemek tarifleri,sosyete mantisi,yag mantisi tarifi,manti hamuru tarifi,kayseri yemekleri tarifleri,kayseri manti tarifi,ev mantısı nasıl yapılır,ev mantısı nasıl yapılır,kayseri mantisi nasil yapilir,kayseri mantısı satış,kayseri usulü mantı,mantı kayseri,nostalji mantı,nostalji mantı,mantı içi tarifi,kayserı mantısı,kayserı mantısı,hazır mantı yapılışı,el mantısı tarifi,el mantısı tarifi,kayseri mantısı nedir,sinop mantı beşiktaş,sinop mantı beşiktaş şubesi,sinop mantı beşiktaş nerede,sinop mantı beşiktaş adres,beşiktaş sinop mantı,mantı beşiktaş,beşiktaş sinop mantı fiyatları,beşiktaş sinop mantı süleyman öztel,beşiktaş süleyman öztel,sinop mantı süleyman öztel,süleyman öztel beşiktaş mantı,mantı kilo,kilo hesabı mantı,beşiktaş sinop mantı fiyat listesi,hoşgeldiniz,aldatılan portakalın hikayesi,Erkek Milletinden Güzin Abla Olursa,güzin abla hikayeleri,güzin abla yazıları,güzin abla hürriyet,güzin abla komik,güzin abla,güzin abla yazıları,güç artırıcı ilaçlar,güç arttırıcı,ereksiyonu artıran bitkiler,iperformans arttırıcı ilaçlar,güç artırıcı besinler,viagra,viagra nedir,viagra fiyat,viagra ücret,son durak 5 izle,son durak 5 full izle,son durak 5 türkçe dublaj izle,son durak 5 fragman izle,son durak 5 fragman,son durak 4 full izle,son durak 3 hd izle,son durak 4 türkçe izle full,bizim yenge,bizim yenge izle,bizim yenge kanal d,bizim yenge dizi izle,Biraya Dikkat,ufuk bayraktar biyografi,ufuk bayraktar show,ufuk bayraktar vikipedi,ufuk bayraktar viki,ufuk bayraktar wiki,uykusuz dergisi karikatürleri,ekonomı dergılerı,magazın dergılerı,uykusuz dergisi indir,arifan dergisi abonelik,arifan dergisi,uykusuz dergisi fırat,penguen dergisi,uykusuz dergi,burakca tumblr,burakca blog,burakca,blog,kişisel blog,ücretsiz seo